» firak zamanı...
susmak; bir garip yolculuktur
susuyorum, ve bütün yollar
benim oluyor; gözlerimin
ufka karıştığı her yerde...
atlas sedirin terkisine yaslanıyor;
bir kez daha bakıyorum; dostlara,
buruk, öylesine mahzun; şimdi
gözlerime bakabilirsiniz...
ki öylesine kederli; ve bütün
hüzünlerini göz bebeklerine toplamış.
dalında bekleyen gül gibi,
artık koparabilirsiniz...
tozu dumana katan bu şehrin;
yolculukları var; öylesine garib.
gözlerinizin baktığın heryerde; bir adam
atlas sedirin terkisinde: 'seyr-ü sefer..'
sonsuzluğa doğru kanat çırpan; bir garip
mülteci yalnızlıktır gidişimin adı.
adımı kazıdığım her yerde, bir şair
bütün şiirlerinden yorgun...
firak zamanı hep böyle hüzünlüdür,
sokaklarına ayak bastığım kaldırımlar.
geceyse öylesine uzun ve hüzün,
bir heyula gibi gözleri hep üzerimde...
susmak; bir garip yolculuktur; atlas
sedirin terkisine yasladğım her yerde.
bütün hüzünleri toplayıp gözbebeklerime;
tozu dumana katan bu şehirde; bir garip
mülteci yalnızlıktır gidişimin adı; firak
saatlerini heceliyor artık bütün saatler;
tik
tak...
tik
tak...
Ola ki yürürüm bir başka aşka
ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
unutma ki tek aşk olduğum sensin
âşık olduğum değil.
Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
dur diyorum yıkılıyorum
uçurumları başucuma koyuyorum sonra
okşuyorum saçlarını rüzgarda
sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime
gitme diyorum gitme düşüyorum
sonra beni soruyorlar bana
tanımıyorum diyorum daha hiç karşılaşmadık
aynı çizgide bilge susu mu dinliyorlar ben sustukça
yazık bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
önce bir bir sonra hepsi
sonra mı bir ben kalıyorum bir de yalnızlık
uçurumlar yıkımlar ben ve yalnızlık.
Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi yatıyoruz yan yana
öpüşüyoruz sevişiyoruz da hatta
her şey oyunun yasaklarına uygun bir yasak oluyor sonra
tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz telli kanlı düğün işte.
Üşüyor saçlar biliyorum dargın mısın
bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala
vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
hala kaçıyor musun gözlerini bırakarak birilerinde
hala ellerinden tutup sevgileri dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
kendin kadar aklımdasın.
Hala öyle savruk bir gök
hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
ve aşkını şaşırmış bir tanrı.
Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara.
Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
öyle bıraktığım gibi misin
gerçeği yakmada hala usta mısın
yoksa çırak mı yanarken yalanda
saçlarıma dolanan aydınlığımsın
somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirede
anlattıkça eksilen tek anlam
anlattıkça eksilen tek anlam.
Hala bıraktığım gibi misin.
Yoksa beni bıraktığın gibi mi
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma.
Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma.
Hala bıraktığım gibi misin.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin
güsel bi şiir tşk eder ben
...... fazla söze gerek yok....
asıl şimdi konuşmak zamanı
Fasulye pişirdim
Toprak tenceresinde
Ben mediha ile konuştum
msn.webcamın penceresinde
Dediki bana ben hasta
Dedimki geçmiş olsun
İki satır yazıyla (ALLAH ACİL ŞİFA VERSİN)
bunuda beğendim güzel :) tşk ederim
Mendil aldım onbeşe
Onu serdim güneşe
Gitti mediha hasta
Gelmez bu gece
Beni aldı telaşe
acaip beğendim amma biraz +18 :DDDDD
Karşıda ala inek
Tüyleri benek benek
Hiç boğazımdan geçmiyor
Medihasız yediğim yemek
çok beğendim
FIRIN ÜSTÜNDE KÜREK
AH ETTİ YİNE YÜREK
HER CEFAYA KATLANDIM DA
MEDİHA,NIN HASTALIĞINA
KATLANMAZ YÜREK :(
beğendim
bak yyaa kaçakkk şişşt pişşttt bir gittim geldim yine yoksun sen (:
işde geldim burdaim ben bu işte usdaimm :)